ZİYARET YERLERİ

1. UMRE İLE İLGİLİ MEKANLAR

Kâbe

Kâbe, Mescidi Haram'ın tam ortasında, köşeleri dört ana yöne denk gelecek şekilde yapılmış dikdörtgen biçiminde bir binadır. Kâbe'nin içinde tavanı tutan üç ağaç sütun ve tavana çıkmak için bir de merdiven vardır. İç duvarı mermerle kaplıdır. Kâbe'nin üstü ve dış duvarları her yıl hac mevsiminde değiştirilen üzeri ayetlerle işlenmiş siyah bir örtü ile kapatılmaktadır. Kâbe'nin köşesinde tavafın başlama noktasını belirten siyah bir taş "Hacer-ül Esved" bulunmaktadır. Kâbe'nin yapılması ile buraya "Mescidü'l Haram" yani güvenlikle ibadet edilecek yer denilmiştir.

Mescidi Haram

Kâbe'yi çevreleyen, namaz kılmak, tavaf ve dua etmek için kullanılan geniş bir alandan ibarettir. Buraya "Haremi Şerif" de denir...

Safa ve Merve

Kâbe'nin doğusunda yaklaşık 350 metre aralıklı iki tepedir. Güneydeki, Safa, kuzeydeki ise Merve'dir...

Arafat Dağı

Mekke'nin doğusunda, Mekke'ye yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan, hacıların kurban bayramının arife günü toplandıkları yerdir...

2. MEKKE ZİYARET YERLERİ

2.1. CEBEL-İ NUR

Cebel-i nur ve onun üzerinde bulunan hıra mağarası Hz. Muhammed (s.a.s)'e inen, insanlara ilim ve medeniyet yolunu gösteren ilk vahiye beşiklik yapmıştır:"yaratan Rabbinin adıyla oku. O,insanı alakdan (kan pıhtısından) yarattı. Oku, rabbin en büyük kerem sahibidir. O, (insana) kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmediğini öğretti." (el-alak, 96/1-5) ayetleri burada inmiştir.

Hz. Muhammed (s.a.s) kendisine peygamberlik gelmeden önce de putperestlikten nefret ederdi. Ramazan ayı gelince erzakını alır, cebel-i nur'daki hıra mağarasına çekilir, orada günlerce kalarak tefekküre dalardı. Bundan büyük bir zevk alır ve manevi teselli bulurdu. Cebel-i Nur üzerinde bulunan ve günümüzde de varlığını koruyan hıra mağarası ancak bir insanın ayakta durabileceği kadar yükseklikte ve yatabileceği kadar uzunluktadır.

2.2. HİRA MAĞARASI

Peygamber efendimiz (s.a.s)'e ilk vahyin nazil olduğu mağaradır.

hira aslında, Mekke'nin üç mil kuzeydoğusunda bir dağın adı olup bu dağdaki bir mağarada peygamber efendimize ilk vahyin gelmesiyle İslam tarihinde meşhur olmuştur. İlk vahyin geldiği mekân oluşu sebebiyle bu dağa "cebelü'n-nur (nur dağı)" adı da verilir.

Peygamber efendimiz, risalet görevinin kendisine verilmesinden önce, özellikle 35 yaşından sonra Mekke'nin şirk, ahlaksızlık, haksızlık ve zülüm dolu havasından ayrılarak çok defalar bu mağaraya gidip uzlete çekiliyordu. Hıra mağarasında kendisini Allah'a vererek o'nun varlığını, birliğini, kudret ve azametini, insanların aczini ve Allah'a olan ihtiyaçlarını, ama buna karşılık onların isyanını, ahlaksız ve sapıklıklarını tefekkür ederek cenabı Hakk'a ubudiyette bulunuyordu. İşte bu şekilde hak Teâlâ'ya kullukta bulunduğu anlardan birisinde kırk yaşında iken bu mağarada o'na ilk vahiy indirildi ve peygamberlik verildi.

Hıra dağında kuraklık sebebiyle hemen hiç ağaç mevcut değildir. Sadece az sayıda dikenli çalılar vardır. Hıra mağarası bugünde hacıların ziyaret ettikleri yerlerdendir.

2.3. TENİM MESCİDİ - AYŞE MESCİDİ

Harem-i Şerife 6km yayan olarak 1 saat mesâfede, Medine tarafından harem hududu olan Tenim'dedir. Tenim Mescidinin sağ tarafında Tenim dağı vardır. Mescidin bulunduğu vadiye Numan Vadisi denir.

Hz.Âişe vedâ haccında peygamberimizle beraber haccetti. Bayanlara ait özel hâli sebebiyle sebebiyle umre yapamamıştı. Peygamber efendimiz'e Medine'ye dönecekleri zaman Hz. Âişe validemiz dedi ki; " ya resulallah insanlar hac ve umre ile dönüyor, ben ise umreden mahrum oldum, Herkes bir hac ve bir Umre ile Medine'ye dönüyor da, ben bir hac ile dönüyorum" diyerek şikayetini ve üzüntüsünü dile getirdi."

Bunun üzerine Efendimiz, Hz. Aişe validemizin erkek kardeşi Abddurrahman'ı çağırarak; "Ey Abdurrahman! Kız kardeşini devenin arkasına al, Ten'im'den itibaren umre yaptır. Tepelikten inip oraya varınca ihrama girsin. Zira yapacağı, kabul görecek bir umredir"[7] buyurdu. Ayşe annemizi , kardeşi Abdurrahman (r.a) hazretleri ile beraber umre yapmak için Ten'ime gönderdiler. Cebel-i Ten'im'deki ağaçlık yere gelince orada ihramlanmış iki rekat ihram namazı kılmıştır onun için buraya Mescid-i Aişe denilmiştir. Yani burası Âişe validemizin Umre yapmak için ihram'a girdiği yerdir.

2.4. HUDEYBİYE BÖLGESİ

Peygamberimiz hicretin altıncı yılında Kabe'yi ziyaret etmek amacıyla 1500 Müslümanla Medine'den yola çıktı. Bunu haber alan müşrikler onları engellemeye çalıştılar. Bunun üzerine Hudeybiye denilen yerde iki taraf arasında bir anlaşma imzalandı. Hudeybiye Antlaşması, Mekkelilerin Müslümanları resmen tanıdıkları ilk antlaşma oldu. Bu antlaşmayla sağlanan barış ortamında birçok Arap kabilesi Müslüman oldu. Ayrıca Peygamberimiz Bizans, İran, Mısır ve Habeşistan ülkelerinin hükümdarlarına elçilerle İslam'a davet mektupları yolladı.

Hudeybiye antlaşmasının maddeleri:

- Müslümanlar Kabe'yi ancak ertesi yıl ziyaret edebilecekler, yalnız orada üç günden fazla kalamayacaklardı.

- İki taraf birbiriyle on yıl savaşmayacaktı.

- Mekkeli bir kimse İslam'ı kabul edip Medine'ye sığınırsa iade edilecek, Medineli bir Müslüman Mekke'ye sığınırsa geri verilmeyecekti.

Mekke'nin fethi (630): Hudeybiye antlaşmasından iki yıl sonra Mekkeli müşrikler antlaşmayı bozdular. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz Mekke'yi fethetmek üzere 10.000 kişilik bir orduyla yola çıktı. Müşrikler karşı koymadan ve önemli bir çatışma olmadan Mekke 630 yılında Müslümanlar tarafından fethedildi.

Hz. Muhammed (s.a.v.) Kabe'yi putlardan temizletti ve orada Allah'a şükür için namaz kıldı. Ardından Mekkelilere bir konuşma yaptı. Artık düşmanlıkların, kavgaların sona erdiğini, gerçek üstünlüğün takvada olduğunu söyleyip genel af ilan etti ve herkesi bağışladı. Bu tutum karşısında Mekkelilerin büyük bir kısmı İslam'ı kabul etti.

2.5. CENNETT'ÜL MUALLA KABRİSTANLIĞI

Burada Peygamber efendimizin dedesi Abdülmuttalip, amcası Ebu Talip zevceleri Hz.Hatice validemiz oğulları Kasım, Abdullah ve Abdullah b.Zübeyr'in de kabirleri bulunmaktadır önceleri bu kabirler kubbeli türbeler olsada 1926 yılında bütün kubbeler yıkılarak mezarları belirleyen taşlar kaldırılmıştır. Aşağıda göreceğiniz üzere bu gün Cnnetül Mualla içinde hiç bir mezar taşı bulunmamaktadır. (bu kabirler zannedersem tazimde ziyerette aşırılığa meydan vermemek için kaldırılmış olup 591 mear taşı bu gün riyaddaki müzede sergilenmekte imiş.)

2.6. MESCİDİ (MESCİD-İ CİN)

Mescid-i Cin Mekke mezarlığı ve Cennet-ül Mualla' nın yakınında, Haremi Şerif' in 2 km kuzeyinde şehre hakim bir tepededir. Hz. Peygamberimiz değişik zamanlarda cinlere vahiy tebliğ etmek için Kur'an okuduğu ve Cin Suresi' nin indiği yerdir. Daha sonra burada inşa edilen mescide Cin Mescidi adı verilmiştir. Ayrıca erken zamanlardan itibaren Mekke' nin asayişini sağlayan bekçiler burada nöbet değişimi yaptıklarından Mescidü-l Hurras adıylada anılmaktadır.

2.7. PEYGAMBER EFENDİMİZİN DOĞDUĞU EV

Alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v.) Mekke'nin doğusunda (Şuubu Beni Haşim ve Zukak'ul Mevlid caddesinin Leyl çarşısındaki Darud-Tababia) arasındaki evde doğdu...

3. MEDİNE ZİYARET YERLERİ

3. MEDİNE ZİYARET YERLERİ

Mescidi Nebi

Mescidi Nebi, peygamberimizin hicret sonrasında Eshab-ı Kiram'ıyla Medine'de inşa ettiği mesciddir. Mescidi Nebevi, Mescidi Resul, Mescidi Şerif ve Mescidi Saadet adlarıyla da anılmaktadır...

3.1. RAVZA-İ MUTAHHARA

Ravza, bahçe ve cennet anlamlarına gelir. Ravza-i Mutahhara geniş anlamıyla, âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed (s.a.s)'in medfün bulunduğu yer ve Mescid-i Nebi demek ise de, özel manasıyla Mescid-i Nebi'nin içinde Peygamberimizin kabr-i şerifi ile minberi arasında kalan kısma denir. Peygamberimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde: "Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir" buyurmuştur. Ravza-i Mutahhara'da kılınan namaz ve yapılan ibadetlerin sevabı çok fazladır.

3.2. UHUD ŞEHİTLİĞİ

Uhud Dağı, Medine'nin kuzeyinde yer alan, 1077 metre yüksekliğinde, kızıl renkli, granit kayalardan oluşan bir dağdır. Uhud Savaşı'nın yapıldığı yerde bulunan şehitliğe Uhud Şehitliği denir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) her fırsatta Uhud'a gider, şehitleri selamlardı. Uhut Şehitliği Medine'nin 5 km kuzeyinde yer almaktadır. Efendimiz(S.A.V) in sözlerine karşın, savaşı kazandıklarını düşünerek yerlerinden ayrılan okçularla birlikte savaşın seyri değişmiş ve 70 şehit verilmiştir.

3.3. KUBA MESCİDİ

Kuba Mescidi, Medine'nin 3 km. güneybatısında Kuba köyündedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke'den Medine'ye hicret ederken Kuba'da 14 gün kalmış ve burada ilk mescidi inşa etmiştir. Kuba Mescidi, İslâm'da ilk inşa edilen mesciddir. Kur'an-ı Kerim'de "Takva üzerine kurulan mescid" olarak nitelendirilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) Medine'ye yerleştikten sonra da Cumartesi günleri Kuba'ya gider, orada namaz kılardı. Kuba Mescidi'nde namaz kılmanın fazileti hakkında Peygamberimiz (s.a.v.): "Kim evinde güzelce temizlenir, sonra Kuba Mescidi'ne gelip orada namaz kılarsa, kendisine bir umre sevabı verilir" buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke'den Medine'ye hicret ederken Kuba'da 14 gün kalmış ve burada ilk mescidi inşa etmiştir. (İslam'ın İlk Mescidi ) Bu zaman zarfında İslam'ın ilk mescidini yaparak namazlarını da ilk defa cemaatle kılmaya başlamıştır. Kur'an-ı Kerim'de bu mescid ve cemaatiyle ilgili şöyle buyurulmaktadır. "... Habibim ilk günde takva üzerine yapılan mescidde namaz kılman senin için daha uygundur. O mescidde maddi ve manevi kirlerden temizlenmeyi seven kimseler vardır..." (Tevbe 108) Rasulullah sonraları da çoğu zaman bu mescide gelerek ziyaret eder ve namaz kılardı. Müslümanların da ziyaret ederek, burada namaz kılmalarını şu sözleriyle teşvik etmiştir. "Kim güzelce hazırlanıp namaz kılmak için abdestli olarak Kuba mescidine gider ve orada (iki rekat) namaz kılarsa bir Umre yapmış gibi sevap kazanır"

3.4. KIBLETEYN MESCİDİ

Mescid-i Kıbleteyn, Medine'nin Kuzeybatısında Vebere Harresi denilen mevkide bulunan mescidtir.

İslam'ın ilk yıllarında namazlar, Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya doğru kılınıyordu. Peygamber Muhammed kıblenin Kâbe olmasını, yani namazların Kâbe'ye dönülerek kılınmasını çok arzu ediyor ve bu konuda Allah'tan gelecek emri bekliyordu. Hicretten 18 ay kadar sonra, Şaban ayının 15. günü (Berat Kandilinde) Peygamber'e, Bakara suresinin "Yüzünün semada dolaşıp durduğunu muhakkak görmekteyiz; Seni hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Haydi! Yüzünü Mescid-i Haram'a çevir!..." anlamındaki 144. ayeti indi. Bunun üzerine Peygamber, namazı bozmadan hemen Kâbe istikametine döndü, cemaat de saflarıyla birlikte döndüler. Böylece Kudüs'e doğru başlanan namazın son iki rekatı Kâbe'ye yönelerek tamamlandı. İşte bu bakımdan bu mescide Mescid-i Kıbleteyn (İki Kıbleli Mescid) denir.

3.5. YEDİ MESCİDLER

Yedi mescidler hendek savaşında Peygamber efendimizin namaz kıldığı, savaşı gözetlediği yerlere yapılan yedi adet küçük mescidden oluşmaktadır.

Yedi Mescidler, Hendek savaşının ardından yaptırılan yedi adet mescittir. Yedi mescidler denilen yedi küçük mescidden oluşan bu mescidler Hz. Selman, Hz. Ebubekir, Hz. Omer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz.Fatıma, Hz.Sa'd b.Muaz için yapılmıştır.

Arapçada Mesacid-i Seb'a olarak geçen yedi mescidler Peygamber efendimizin namaz kıldığı, dua ettiği noktalardadır. Bu mescidlerden dört tanesi günümüzde mevcuttur. Peygamber efendimizin savaşı gözetlediği noktada yapılan Fetih mescidi bunların en bilinenidir. Fetih mescidi dışında kalan mescidler, hendek savaşı esnasında namazgah olarak kullanılmasından dolayı hürmeten yapılmıştır.

3.6. HZ. ÖMER MESCİDİ

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in bayram namazlarını kıldırdığı yerlerden biri de Hz. Ömer Mescidinin yeridir. Hz. Ömer (r.a.) hilafeti zamanında bayram namazlarını Efendimiz (s.a.v.)'e uymak amacıyla burada kıldırmıştır. Mescid-i Nebevi'den 455 m. uzaklıktadır. Osmanlı Sultanı II. Mahmud tarafından Hicri 1411 yılında tamir ettirilmiştir.

3.7. GAMAME BULUT MESCİDİ

Sevgili Peygamberimiz, Mescid-i Nebevi'ye 500 metre uzaklıkta bulunan bu alanda, bayram namazlarını kıldırır ve yağmur duası yaptırırdı. Bu alana, Musalla yani namaz kılınan açık alan ya da namazgâh manasına gelen Mescid-i Musalla adı verilmişti.

Peygamberimiz (s.a.v.) bayram namazı kıldırırken veya yağmur duası yaptırırken kendisini bir bulutun takip etmesi ve gölgelemesi üzerine Musalla Mescidine bulut manasına gelen Gamame Mescidi adı verilmiştir.

Gamame Mescidi ilk olarak Ömer bin Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı Sultanı I. Abdülmecit tarafından çok kubbeli ve minareli olarak yeniden inşa edilen mescit, Sultan II. Abdülhamit tarafından kapsamlı bir onarımdan geçirilmiştir.

Dikdörtgen yapı şeklinde ve birbirinden farklı büyüklükte 10 kubbeden oluşan mescit, havadan bakıldığında bir bulut görünümündedir.

3.8. HZ ALİ MESCİDİ

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in bayram namazlarını kıldırdığı yerlerden biridir. Efendimiz, Gamame Mescidinin bulunduğu yerde bayram namazlarını kıldırmadan önce, bayram namazlarını burada kıldırmıştır. Bir rivayete göre de, Hz. Osman (r.a.) şehit edilmeden önce evinde mahsur kaldığı zaman, bayram namazını Hz. Ali burada kıldırmış ve bu sebeple Hz. Ali mescidi olarak anıla gelmiştir. Mescit-i Nebevi'den 290 m uzaklıkta olan, bugünkü mescid, II. Mahmut tarafından yaptırılmış, 1990 lı yıllarda civardaki diğer mescidiler gibi Suudlular tarafından tamir edilmiştir.

3.9. HZ EBU BEKİR MESCİDİ

Sevgili Peygamberimizin(sav) zaman zaman bayram namazı kıldırdığı, Hz. Ebubekir(ra)'in de halifeliği zamanında bayram namazı kıldırdığı mescittir. İlk kez Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz tarafından Hicri 91 yılında inşa edilen mescit, zaman içerisinde onarımlar görmüş ve son olarakta Osmanlı Sultanı II. Mahmut tarafından Hicri 1254 yılında yenilenmiştir. Halen giriş kapısında Sultan II. Mahmut'un tuğrası bulunan mescit, Osmanlı mimari tarzını korumaktadır.

3.10. BENİ SAİDE SAKİFE

Mescidi nebevinin kuzey batısındadır. Mescide yakın olup halen oldukça yeşillik bakımlı bir yerdir. Burası peygamber efendimizin asrısaadette sevdiği ve istirahat ettiği bahçelerden biridir. Hz Ebu Bekir (r.a) bu bahçede halife seçildi. Burada biat edildi.

3.11. CENNET'ÜL BAKİ - BAKİ MEZARLIĞI

Hz. Peygamber (s.a.s.) zamanında Medine İslâm devletinin gerçekleşmesinden sonra kurulan kutlu bir mezarlıktır Cennetü'l-Bakî, Bakî'u'l-Garkad isimleri de verilmiştir.

Fakat genellikle kısaca el- Bakî' denilmektedir.

3.12. OSMANLI TREN GARI

Sultan II.Abdulhamid tarafından İstanbul Haydarpaşa garından Medine-i Münevvere'ye kadar Hicaz demiryolu olarak yapılmıştır. Hicaz Demiryolu'nun amacı İstanbul'u Mekke'ye bağlamaktı. Ancak Medine'ye kadar yapılabilmiştir. Demiryolunun Suriye içerisinde kalan bölümü halen kullanılmaktadır.

Demir yolunun yapımı esnasında, Peygamber Efendimiz (sav)'in rahatsız olmaması için tren gürültüsünü kesmek maksadıyla, Medine girişindeki rayların 5 km'lik bir mesafesine keçe döşenmiştir. Demiryolu 8 yıl boyunca hizmet vermiştir. Her trenin rastgele gitmemesi için, Ürdün'den Medine'ye kadar olan raylar dünya standartlarından farklı olarak döşenmiştir. Bu da Osmanlı'nın harem bölgesine verdiği önemi göstermektedir.

Yolu taşımacılığına 1 Eylül 1905 yılında başlandı. Aynı sene Mudevvera'ya ve 1 Eylül 1906 tarihinde de Madain Salih'e ulaşıldı. Al-Ula'ya 1907'de, Medine'ye 31 Ağustos 1908'de erişildi. O tarihe kadar toplam 1464 km'yi bulan Hicaz Demiryolu Sultan Abdülhamit'in tahta çıkışının 33. yıldönümü olan 1 Eylül 1908 tarihinde yapılan resmi törenle bütünüyle işletmeye açıldı. Hicaz Demiryolu I. Dünya Savaşı'na kadar yoğun bir şekilde kullanıldı.

Şam'dan Amman'a her gün, Medine'ye ise haftada üç gün seferler yapılıyordu. Trenler 7.30'da Şam'dan hareket ediyor ve 4. gün öğleden sonra saat 3'te Medine'ye ulaşıyordu. Ayrıca haftada bir Şam'dan ve Hayfa'dan yemekli ve yataklı ekspres seferi düzenleniyordu. Bu özel trenin Medine'ye varış süresi yalnızca 48 saatti.